Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

2 Ağustos 2015 Pazar

Canım Annem, hatırlayamadığım Babam.

'şehrin en karanlık yerinde duruyorum haydi durma hiç ümidim kalmadı tutunacak bir dalım başımı yere eğme benim mazlum yerine koyma allı pullu düşlerim vardı oysa bir hayat böyle tersine dönmez bir yiğit böyle harcanmaz dağlara taşlara bağırasım geliyor içim yanıyor içim bildiğin gibi değil…


Karanlık odanın en ücra köşesinde, tam karşımda annem ile babamın resmi varken

hepsi o buz gibi toprakta iken yazıyorum bunları.
Tanıyorum kendimi
Yazmasam aklımdan geçenleri,
patlayacak içimde.
Paylaşacak kimsem yok artık

Çaya benzer bişeyler içiyorum. Sigaram da bitti. Canım Annem hep bırak şu zıkkımı, iyi bir şey olsa

ben içerdim oğlum derdi.

21 Yaşında, doğum günüme 1 gece kala,

gözlerimi taşıyamaz haldeyim.

Bir başımayım.

Savaşdayım.
Komutansızım.
Silahsızım
Belki ileri de bunları çocuklarım okuyacak.
Belki de bir çocuğum olmadan bedenim toprak olacak.

Bildiğim bir şey var.

Tek başınayım !
Atlas gibi sırtımda taşıyorum Dünyayı.
21 Yaşındayım.
Annem yok artık
Babamsa 13 yıl öncesinde kaldı.

Bu karanlığın aydınlığa çıkacağından hiç ümidim yok.

Yanımda insanlar var
Bir şeyler konuşuyorlar
Kafamı kaldırıp da,
efendim? Ne dediniz diyecek mecalim kalmadı.
Ayakta duramıyorum.
Artık kaldıramıyorum. Ne olur Allahım bitsin diye ağlaya ağlaya kafamı pimapen cama vuruyorum.
Demir parmaklıkları sıkıyorum.
Canım hiç acımayan yerinden kanıyor.
Bugün hayatımın en boktan günü.
Bildiğin gibi değil.

Bir el bekliyor insan.

Beklediği yerden uzanmıyor el.
Uzansa da ben kollarımı hissetmiyorum artık.

Oğlum geç kalma diye arayan

Oğlum sigara içme diye uyaran
Oğlum içme şu boku diye içtiğim şarabın şişesini elimden alan
Oğlum abinler görmesin diye yine o boş şarap şişelerini saklayan
Oğlum ağlama diye içtiğim rakı masasına 19 yaşında ki bir zibidiye meze hazırlayan

O KADIN YOK ARTIK.

HAYATTA TUTUNABİLECEĞİM HİÇ BİR ŞEY KALMADI.

BUNLAR PSİKOLOJİK SORUNLARIMIN BİR ESERİ DEĞİL.

HER GÜN BUNLAR GİBİ YÜZLERCESİNİ AYNI ANDA HİSSEDİYOR, YAŞIYOR, GÖZLERİMDEN DÖKÜYOR VE UYUYORUM.

BUNLARI KİMSE BİLMİYOR VE BİLMEYECEK.

YÜZLERCE FOTOĞRAFIM VAR
21 YILDIR SURATIMIN GÜLDÜĞÜ BİR FOTOĞRAFIM YOK

ARTIK GÜLMEK İSTEMİYORUM

GÜLERSEM KALIBIMA TÜKÜREYİM.

İSTESEM DE GÜLEMEDİM BU ZAMANA KADAR, BUNDAN SONRA DA İSTEMİYORUM.


Bana yazık değilmi,
bunca şey yaşarken ben
bu yaşta saçlarımı beyazlatırken
bana neden kimse acımıyor?
ben bu kadar dibe batmışken insanlar hala neden beni terk edebilme lüksünü kendinde görüyor?

Ben bunca soruyla gecenin bu saatinde boğuşurken insanlığın geri kalanı hayatına devam ediyor.

Ben bittim.
Oğlum ben tükendim.
Dizlerimde mecal yok.

Canım Annem Canım Babam

Siz oğlunuzu güçlü sandığınız için mi
Ben evlenirken yanımda olmayacaksınız?
Ben askere giderken beni uğurlamayacaksınız ?
Ulan şehit olsam tabutuma sarılamayacaksınız .

Baba sevgisini yaşayanlar ne şanslı,
Oysa ben çocukken berbere gittiğimde berber amca kulağımın arkasını traş ederken kulağıma eli değerdi.
Ne güzel sıcacık elleri vardı kır saçlı amcamın.
Ben orda arardım bir Baba sıcaklığını.
Artık berberlerde soğuk

Ölmek hevesi bile gelmiyor içimden.
Bir gün eğer baba olursam,  bunları ben öldüğümde açıp okursanız gülümseyin.
Hala hayatta sizin için güzel şeyler var ve olacak.
Ben size güzel bir gelecek bırakmak için elimden gelenin fazlasını yapmış olarak ölmüş olmalıyım.
Yada denerken.

Silin şimdi gözyaşlarınızı.
Ben zaten hiç yaşamamıştım.
Ölmüş olmamda bir şey değiştirmemiş olmalı benim için.
Bir cesetten bu kadar.
Son savaşçının yediği kurşun benim oğlum.

Sizlere umarım bir baba sıcaklığını berberlerde aratmayacak kadar uzun yaşamış olurum.

Ha unutmadan
Cesedimi sakın mezara siz koymayın,
atlatamazsınız..

Alican Kocaoğlu

03.08.2015 05.09


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder