Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

14 Ekim 2015 Çarşamba

Vaktimiz varken yazalım..

Benim için en zor olan şey, bir kez olsun yazıya başlayabilmek.
Başladıkdan sonra çorap söküğü gibi geliyor gerisi.
Yazıyor olabilenlerden olduğum için, kendimi şanslı hissederken
bir yandan ise yazabilecek şeylerim olmasına üzülüyorum.
Mitolojik hikayeler yazabilirdim. Hayal gücüm buna yeter çünkü. Yapmadım .



Askere gidiyorum.
Gidiyorum bir şekil de bir yerlere.
Acıtan şeyler var hayatım da, gidiyor olmamın bir tek ben farkındayım mesela.
Onlarca kadınla, milyonlarca hayal kurdum.
Bunca hayal kurdum da,
Niyeyse ilk tanıştığım o kadınları, 1-2 yıl sonra
bambaşka bir kadın olarak buldum.
Sevdiğim kadınlar geliyor şimdi aklıma.
Çünkü ardım da bir tek onları bırakıyorum.
Kimisi güzeldi yaşadık bitti dedi.
Kimisi nefret etti.
Ben karanlığımda boğdum onları ellerim ile.
Ama gururla söyleyebilirim ya. 
Hepsinin hayatında daha önce yaşayamadıklarına
imza attım.
Mixlenmiş bir kaset misali arşivime kaldırdım onları.
Kim olursa olsun, kim olursanız olun.
Ne kadar birlikte olmuş olursanız olun.
Kaç kez ayrılmış olursanız olun.
Karşınıza çıktıklarında ilk düşündüğünüz şey onunla paylaştıklarınız olacaktır.
O an evli olabilirsiniz, yanınızda çocuğunuz ve eşiniz olabilir.
Birisi geçmişiniz olmuşsa, bunun geri dönüşü yoktur.
Dikkat edin, yaşamaya devam ettikçe sürekli bir parçanızı bırakıyorsunuz bir yerler de.
Git gide eksiliyorsunuz.
Bir gün tükenmek üzere.
Dolu dolu her şeyi yaşayan biri olarak ölmek üzere.
Ben bu hayatta her şeyi hissetim diyebilmek üzere.
Gözünüz açık gitmemek üzere.
Hüzünlü şarkılar ile rakı içmek üzere.
Dostlar ile kadehleri çınlatmak üzere.
Tek başına kaldığınız odalar da çaresizliğin kelime anlamına küfretmek üzere.
Sevmek üzere.
Aldatılmak üzere.
Son olarak bu şekilde yaşamaya devam edebilmeniz üzere.
Esen kalın.





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder